6 Nisan 2012 Cuma

ULUDAĞ ÇEVRESİNDE YARI YERLEŞİK YAŞAM SÜREN YÖRÜKLERİN GÖÇ YOLLARI



Yörükler,dağlarda yaylalarda rastgele hareket eden insanlar olarak algılanmamalıdır! Bir yerden bir yere giderlerken izledikleri belli göç yolları vardır. Belli yerlerde duraklama ve konaklama yaparlar. Bu yollar yüzyıllarca kullanılmıştır. Şimdi bunlardan Kuzey Ege ve Güney Marmara'dakilerden birkaçını tanıyalım.
            Bunlardan biri, Simav yakınlarından geçerek Gölcük yaylasını izleyen ve Kınık köyü yakınlarından ayrılarak Dağardı kervan yolunu takip edip Uludağ'ın güney eteklerine ulaşan yoldu.
            Bursa-Simav hattı üzerinden Yaykın, Terziler, Tepeeynehan'dan Salihli'ye, oradan Kemalpaşa'ya, Birgi'ye ve diğer taraftan Foça'ya kadar uzanan saha Karakeçili yani Kayıların iskan alanlarıdır.
            Bursa-Balıkesir yöresinin göç güzergahı Ege bölümünden farklı bir yol izler.
            Bursa yöresi Yörükleri Keşiş dağının (Uludağ) güneyinden geçen kervan yolunu, Balıkesir-Dursunbey mıntıkası Yörükleri ise Alaçam dağları üzerinden geçen yolu kullanmaktaydılar. Ayrıca Sındırgı deresi ile bu derenin iki yakasındaki güzergahlar yayla yolu olarak kullanılmıştır.
            Eskiden Bursa'nın 'Dağ Yöresi'nde yaşayan Karakeçili Yörükleri kışın İzmir çukuruna ve Menemen taraflarına giderlerdi. Soğuk günleri oralarda geçirirlerdi. Yazı ise Keşiş dağı (Uludağ) yaylalarında karşılarlardı. Bunlar XIX.yy.a değin meskun değillerdi. Belli bir köyleri ve yurtları yoktu.
            Balıkesir'in Bigadiç ve Sındırgı ilçeleri ile Manisa'nın Salihli ilçesi dolaylarında yaşayan Yağcı(Yahşi) Bedir Yörüklerinin aslının da Karakeçili olduğu söylenir.
            Batı Anadolu Yörüklerinin en önemli merkezlerinden biri de Simav'dır. Kütahya'nın bu şirin ilçesine bağlı pekçok Karakeçili köyü vardır.
            Halen Köprübaşı, Borlu, Selendi ve Kula taraflarında da Karakeçililer yaşamaktadır.
            Bu çevredeki Karakeçililerin bir kısmı Demirköprü barajının etrafındaki tepelere köyler kurarak yerleşik yaşama geçmişlerdir.
            Yine bu yöredeki Gördes civarı Yörükleri Akkeçili, Salihli taraflarındakiler Karakeçilidir. Eskibolu Akkeçili, Köprübaşı'nın ise yarısı Akkeçili, öbür yarısı da Karakeçilidir. Bir kısım Karakeçili obaları Gediz civarında barınırlar. Burası da Yörük nüfusunun yoğun olduğu bir yerdir.
            Uludağ'ın güneyinden geçen bir göç yolu da aşağıda anlattığımız güzergahı izler.
            Her yıl Hidırellez'den sonra (6 Mayıs); Dursunbey'den, Aliova'dan yayla yollarına düşen Yörükler, Kazankuru'dan geçerek Alutça'nın başına gelirler. Buraya “Çingene yurdu” denir. Sonra Meyran dağı-Eşen çayından Kocaçay'ın (Kocasu) altına ulaşır ve burada konaklanır.(Yörükler konakladıkları yerlere 'yurt' derler.) Bir sonraki duraklama Düvenli'nin başında Sarıkayalar'da yapılır. Sonra Almecik(Elmacık)-Eğridere-Domaniç yaylaları ve Üçtepeler'e varılır. Kasım ayına dek buralarda kalınır. Bu ay içinde Domaniç yaylalarından Dursunbey'e doğru geriye dönüş başlar.
            Domaniç'in Sarıot köyü üzerinden, Hereke (Çayören) veya Domaniç Karamanlar köyü güzergahını izleyerek Kızılçukur köyü altından, Gencer yaylasından ve Eşen deresinden Harmancık ilçesi sınırları içine girerler.
            Buradan Meyran dağı istikametinden veya Küplü ve Sertlecik dağından (Bu yol güzergahında bulunan Kozluca ile Alabarda-Çamalan köyleri arasındaki mevkiye,'Yörük kızının çama taş attığı yer denir!) hayvanlarıyla birlikte batıya, Dursunbey istikametine doğru giderler.
            2007 yılı”Kocayayla Yörük Şenlikleri” sırasında konuştuğumuz Keles'e bağlı Düvenli köyü dernek başkanı Ramazan Narin, atalarının göçü ile ilgili olarak şunları anlattı:
            “Eskiden atalarımız Domaniç taraflarındaki Beylik dağı yöresinden kalkarak, Sındırgı (Balıkesir) ve Manisa dolaylarına dek giderler sonra geri dönerlermiş. Bu gidiş-gelişler
 sırasında Topukdere, Sakaryayla, Alıçlıçukur, Dombayçayırı ve Çaldüvenli denilen yerlerde birkaç gün eyleşerek dinlenirlermiş. Sonraki yıllarda birkaç oba köyün bulunduğu yerde kalmışlar. Köyümüzün temelini bunlar atmış.”
Hüseyin Genç / Araştırmacı-Yazar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme