6 Nisan 2012 Cuma

İNEGÖL-ERTUĞRULGAZİ KÜLTÜR VE YAŞATMA DERNEĞİ'NİN AKBAŞLAR KÖYÜ'NDE DÜZENLEDİĞİ YÖRÜK ŞÖLENİ


10-Haziran-2007 pazar günü İnegöl'ün Akbaşlar Köyü çamlığında “Ertuğrul Gazi'yi Anma Etkinlikleri” düzenlendi. Geniş bir katılım vardı törene. Yakın çevredeki Yörük köylerinden gelenler alanı doldurmuştu.
            Akbaşlar Köyü, İnegöl'ün 7 km. güneydosunda yer alıyor. 35 hane ve 160 nüfusa sahip. Küçük ama şirin bir köy. Bir tepe üzerinde yer alan köy, İnegöl ovasına bakıyor.
            Köy muhtarı Yusuf Ataç ve halktan Mehmet Genç köyün 160-170 yıl kadar önce kurulduğunu söylüyorlar. O yıllarda Domaniç taraflarından gelen Karakeçili Yörükleri, yerleşik yaşama geçerek şimdiki bulundukları yerden daha batıda ova kıyısına yerleşiyorlar. Ancak o yıllarda birçok yeri bataklık olan İnegöl ovasında, adeta sivrisinek kaynıyor. Bu nedenle orada duramıyorlar. Köyün şimdiki bulunduğu yamaçlara yerleşiyorlar. Akrabalarından bir kısmı Balıkesir'in Sırdırgı ilçesi civarına, bir kısmı da Aydın taraflarına gitmişler. Halen oralarda yaşam sürüyorlar. Yakınlarındaki Bayramşah, Yazılı /Zekeri (Yenişehir'e bağlı) ve Bahçecik(Bilecik'e bağlı) köylerinin de Karakeçililerden geldiğini ve aynı cemaatten bölünme olduğunu vurguluyorlar.
            Tören dernek başkanının konuşması ile başladı. Bunu diğerleri izledi. Sonra oyunlara ve gösterilere geçildi. Bu arada konuklara etli pilav ve ayran ikram edildi.
            Kayıların ve Karakeçililerin yaşadığı birkaç köyün muhtarı ile de görüşme fırsatım oldu. Bunlar; İskaniye Muhtarı Osman Nuri Gündüz, Karagölet Muhtarı Kenan Durmuş, Karalar Muhtarı Ali Rıza Er, Aşağıballık Muhtarı Ahmet Beyhan, Küçükyenice Muhtarı Orhan Çetin, Dömez Muhtarı Sedat Doğdu, Bayramşah Muhtarı Ahmet Boyran, Hamzabey Muhtarı Mehmet Tümer ve Bahçecik Muhtarı Recep Gündüz'dü. Katılımları ile şölene renk kattılar. Karakeçili olmaktan gurur duyduklarını söylediler. Adı geçen köyler, Osmanlı Devleti'nin temellerinin atıldığı topraklar üzerinde bulunuyorlar.
            Ertuğrul Gazi'nin oğullarından Saru Batu'nun (Savcı) oğlu Bay Koca'nın gömütü yakınlardaki Hamzabey köyü yakınlarında bulunuyor. Önceki bir bölümde açıkladığımız gibi Osmanlı'nın kuruluş yıllarından kaldığı söylenen bir sancak da yakın zamana değin, Kulaca köyünde muhafaza edilirken, İnegöl Kaymakamlığına teslim edilmişti. Sancak üzerindeki incelemeler sürmektedir. Muhtarlara köylerinin ne zaman ve nasıl kurulduğunu sordum. Karagölet Muhtarı, köylerinin 1800'lü yılların başlarında Abdullah Ecat(Ece) Bey adlı bir zat tarafından kurulduğunu söylüyor. Oldukça eski bir Karakeçili köyü. Son dönem Osmanlı kayıtlarda adına rastlanıyor. Diğerleri köylerinin kuruluşları ile ilgili pek bir şey bilmediklerini söylediler.
            Domaniç'in Kara Köyü'nden gelen Karakeçili Yörükleri'nin erkekli kızlı folklor ekipleri gösteriler sundular. Halktan büyük bir sempati topladılar. Otantik kıyafetleri ile ilgi çektiler. Köyün iki Yörük beyi Mustafa Sezgin ve Mehmet Aslan'la söyleşi yaptık. Mustafa Sezgin'e Domaniç'in hangi köylerinin karakeçili olduğunu sordum. O “Hepsi” dedi. “Karakeçililer kırk bölüktür” diye ekledi. Bazı kayıtlarda, 35 grup Karakeçili olduğu ifade edilir. Dediklerinin doğruluk payı nedir, bilemiyorum!.
            Tören alanına Yörük çadırları kurulmuştu. Sancaklar, kilimler, keçeler, heybeler, giysiler de sergilenmişti.
            Değişik gruplar ve yerel sanatçılar tören sonuna dek, türküler söyleyip, oyunlar oynadılar. Tören neş'e içinde sona erdi.
            Böyle bir organizasyonu gerçekleştiren dernek başkanı Ahmet Urgun ile yönetim kurulu üyesi Bayram İnaltekin'i tebrik etmeyi bir görev biliyorum. Onlar kültürümüzün bekçileri.
            Burada ve diğer yerlerde yaz boyunca yapılan bu tür şenlikler, Yörüklerin kültürlerine ve tarihlerine ne denli bağlı olduğunun bir göstergesidir. Onlar sanki ikinci bir Türkiye'nin insanları gibi!. Özel insanlar.
            Dernek başkanının anlattığına göre; 2000'li yılların başlarında iki yıl süre ile İnegöl ve Yenişehir köylerinde araştırma yapan bir Alman, yörenin etnik yapısı hakkında bilgiler toplamış ve bunları hazırladığı bir haritada göstermiştir. Bu işi niçin ve kimin adına yaptığı bilinmiyor! Buna kimin izin verdiği de belli değil! İlgili makamlara duyurulur!. İleride Avrupa Birliği görüşmeleri sırasında önümüze sürülürse hiç şaşırmayalım!.
Hüseyin Genç / Araştırmacı-Yazar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme